Birinci Cihan Savaşı sonlarında Moskof Çarlığı”nın yıkılmasıyla kurulan Azerbaycan Türk Devleti, 27 Nisan 1920”de komünist Ruslar tarafından istilâ olunarak ortadan kaldırılmış, bu sırada Moskoflar”ın her girdiği yerde âdetleri olan kırgınlar, yağmalar ve vahşetler bol bol yapılmıştı. Azerbaycan,
Pek çok Türk’ün yaşadığı Münih’e “Türkiye’nin 58. vilâyeti” denildiğini biliyordum, 27 Mayıs 1960 ihtilâlinin veya inkılâbının, yahut devriminin ve yahut Celâl Bayar’ın Yassıada’daki deyimiyle ayaklanmasının feyizli sonuçlarından olarak zevcem yıllardır orada yaşadığı, oğlum da Münih Üniversitesine devam
Bundan yıllarca önce, Doğu Türkistan’ın kuzey bölgelerinde yaşayan Kazak Türkleri’nden 10.000 kişilik bir grup, komünist Çinlilerle vuruşa vuruşa Tibet’e gelmiş ve Himalaya dağ geçitlerini aşarak Hindistan’a geçip oradan da Türkiye’ye ulaşmıştı. Birkaç yıl süren bu destanî yürüyüşte
İnsaniyet ve barış masalları okuyarak kendimizi aldatmayalım: Bazı meselelerin savaştan başka çözüm yolu yoktur. Bunun en tipik örneği Orta-Doğu’yu karıştıran Arap-Yahudi anlaşmazlığıdır. Araplar, İsrail’in varlığını tanımamakta haklıdır. On üç asırdır kendi vatanları olan bir bölgeye gelip devlet
Sayın Bakan; Kaburga kemiği kırıklığı dolayısıyla 21 Haziran günü Süleymaniye Kütüphanesindeki görevime gidemeyerek doktor gönderilmesi için Kütüphane Müdürüne telefon ettim. Süleymaniye Kütüphanesinin Kartal Hükümet Tabipliğine derhal yazdığı kâğıt 22 Haziran sabahı eline vardığı halde 22, 23, 24,
Türkiye’de mânâsı bir türlü anlaşılamayan iki kelime “Türkçülük” ile “Turancılık”tır. İnsanlara bir düşünceyi, bir kavramı anlatmak çok güçtür. Beyinlere yanlış olarak kazılan bir şeyi düzeltmek için başlıca çare ciddî yayınlar olabilir. Türkçü olarak Türkçülük ile Turancılık kelimelerinin
Bütün Türklerin dayanağı ve belkemiği olan Anadolu Türklerini her şeyden önce düşünmek, onları kalkındırmak anlamında olan makul Anadoluculuğun yanında, bir de, Anadolu dışındaki Türkleri defterden silmek, hattâ onlara düşmanlık gütmek gibi yıkıcı bir Anadoluculuk vardır ki son
Milletlerin asıl kuvvetinin ruh ve inanç gücü olduğunu artık herkes öğrendi. Bundan dolayıdır ki şimdi, çökertilmek isten milletlerin manevî yönüne saldırılıyor. Bu taktiğin en düşündürücü örneği Sovyetler Birliği’ndeki Türkler’dir. “Milletlere istiklâl, insanlara hürriyet” yalanıyla iş başına gelen
İnsanlık tekerlemesinden bahsetmek istiyorum. Devlet ve hükümet başkanlarının, parti önderlerinin, gazetecilerin, şunun, bunun her gün gazetelere akseden konuşmalarını, demeçlerini mesajlarını okuyoruz. Hepsi insanlığa âşıktır. Yaşamanın, devlet kurmanın, hükümet etmenin son amacı insanlıktır. Yetmiş iki buçuk milletten romancının,
